Röportajlar

04/04/2018

Hakan Mengüç ile Röportajımız

Neyzen,eğitmen ve yazar Hakan Mengüç ile keyifli bir röportaj yaptık. İyi okumalar dileriz.

HAKAN MENGÜÇ KİMDİR?

Hakan Mengüç öğrenmeyi seven, sürekli meraklı, öğrenmenin hiç bitmeyeceğine inanan, ben oldum demenin ben öldüm demek olduğunu düşünen bir kişi. O yüzden hayatım boyunca da öğrenmeye meraklı olup yeni şeyleri deneyimlemeye devam edeceğim.

NEY ÜFLEMEYE NE ZAMAN VE NASIL KARAR VERDİNİZ? NEYE KARŞI BİR YETENEĞİNİZ OLDUĞUNU NASIL FARKETTİNİZ?

Kitabımda da anlattım bir dergâh gibi bir yerde ney dinlemiştim o beni çok etkilemişti. Bu büyülü sese ben sahip olmalıyım yani âşık olmak gibi bir şey hani derler ya ilk aşk bende onu duydum âşık oldum ve bunu öğrenmeliyim dedim. Neye karşı yeteneğim olduğunu bilmiyordum sadece şuna inanıyorum bir şeye âşık isen onu elde edersin.

NEY DIŞINDA HANGİ ALANDA YETENEKLİ OLDUĞUNUZU DÜŞÜNÜYORSUNUZ?

Ney dışında piyano çalıyorum biraz da gitar çalıyorum. Müziğe karşı genel bir ilgim var yeteneğim olduğunu düşünüyorum ama yeteneğin ancak o şeye tutku duyarsan açığa çıktığına inanıyorum hatta yeteneğin yok tutkun varsa yetenek bir şekilde çıkıyor buna inanıyorum.  Onun dışında insanlara bir şeyler anlatmayı çok seviyorum. Öğrendiklerimi aktarmayı. Bugün yaptığım iş de hocalarımdan öğrendiklerimi aktarıcıyım.  Bugün yek yaptığım şey o.

HAYAT FELSEFENİZ NEDİR?

Her gün daima gelişmek, yenilenmek ve büyümek se felsefesini benimsiyorum bu noktada hem sûfi felsefesini benimsiyorum sûfi felsefesi de su felsefesidir. Su gibi her daim ak, yenilen değişmekten korkma  su her an değişir yağmur olur buz olur kar olur buhar olur  ve su hayatı besler daima insanları besler bitkileri besler hayvanları besler ve su daima bulunduğu kabın şeklini alır her yere uyum sağlar  o yüzden sûfilerin dediği gibi su gibi ol azizim.

-sûfi felsefesinde kimi öncü görüyorsunuz ya da kimden etkilendiniz?-

Sufi felsefesin de etkilendiğim kişi Şems-i Tebrizi, Mevlana, Yunus Emre, Hacı Bektaşi Veli’ yi de buna katabiliriz. Onların hayata olan bakış açışı hiç bir şeye karşı önyargılı olmamaları her şeyi her durumda kabul etmeleri Mevlana’nın “Ne olursan ol gel.” Ama aynı zaman da Şems’in gerektiği zaman her şeyi de yapabilme cesaretini göstermesi kısacası Sûfi Felsefesini benimsiyorum.

KENDİNİZİ 3 KELİME İLE TANIMLAYACAK OLSANIZ BUNLAR NE OLURDU?

Sürekli gelişmen, meraklı bir diğeri ise tutkulu diyebilirim.  Bu üçü benim için çok önemli şeyler hayatta.

-mesela neye tutkulusunuz?-

Öğrenmeye çok tutkuluyum,  yeni yerler yeni şeyler görmeye çok tutkuluyum, yeni insanlar tanımaya, bilmediğim şeyleri öğrenmeye çok tutkuluyum ve korktuğum şeyleri yapmaya çok tutkuluyum. Yeni düşünce yapılarına tutkuluyum.

-en çok korktuğunuz şey ne?-

Yükseklik korkusu ama yüksekten korkuyorsam yükseğe çıkarım örnek vereyim ben Güney Afrika’da aslan kampına gitmiştim orada aslanların arasına girdim girerken ayaklarım titredi. Sana saldırabilme ihtimaline karşı bunu deneyimliyor olabilmek çok büyük bir özgüven katıyor insana.

TASAVVUFTA OLDUĞU GİBİ “HU” DİYE ÜFLENEN NEY İLE SİZDE ALLAH’I ZİKRETTİĞİNİZİ DÜŞÜNÜYOR MUSUNUZ?

Biz deniyoruz bunu işte hu diye üflüyoruz güzel çıkıyorsa ve insanların kalbine ulaşıyorsa ne mutlu. Ama ben o konumda mıyım? Daha o konum da olduğumu düşünmüyorum ama ney beni çok geliştirdi ve çok güzel bir hale getirdi.

YURT DIŞI DENEYİMLERİNİZDE SİZİ EN ÇOK ETKİLEYEN OLAY YA DA DURUM NEDİR?

Güney Afrika’da insanların dramı beni çok etkiledi. Mesela benim gittiğim yer kimsenin hiçbir şekilde ulaşamadığı sosyallikten uzak yaşayan insanları gördüm hayatlarında bırakın internet kullanmayı bilgisayar ya da telefon ile muhatap olmamışlar. Orada yaşayıp orada ölüyorlar kendi şehirler merkezlerine bile gitmemişler. Orada şunu gördüm ben o kadar şanlısıyız ki o kadar şükredecek şeyimiz var ki ama insan ara ara böyle yerlere gitmeli ki ne kadar büyük değerlere sahip olduğunu bilsin o yüzden hani Şems’in bir sözü var ya “Şükrettikçe şükredeceğin şeyler çoğalıyor.” diye. Orada ben şükretmeyi çok öğrendim. Tabi ki gidip aa onlar ne kadar kötü ben ne kadar iyiyim diye şükretmek değil. Sen oraya gittiysen o insanlarla karşılaştıysan ve o insanlara da bir şey katmalısın, bana çok şey kattılar. Orada o insanlara da ney üfledim.

-ney üflediğinizdeki tepkileri ne oldu?-

Çok enteresan ben gittiğim her yerde ney üfledim herkes etkileniyor. Neyin öyle bir etkisi var. Geçen Amerika’dan biri gelmişti hiç ney sesi duymamış adam ertesi gün bir ses kayıt cihazı ile geldi bunu kaydedip götürüp dinletmek istiyorum dedi. Çünkü işte neyin bir hikâyesi var. Neyin gerçekten insanın kalbine ulaşan bir etkisi olduğunu düşünüyorum.

SİZE GÖRE MUTLULUĞUN FORMÜLÜ NEDİR?

Mutluluğun birinci formülü kendinden çok insanlardan çok az şey bekleyeceksin.  Kendinden beklentilerini yüksek tut her şeyi yapabileceğine inan ama insanlardan beklentilerini olabildiğince az tut. İnsanlar senin kontrolünün dışındaki kişilerdir. Mesela sen bana yardım ediyorsundur ama sen bana hep yardım edeceksin diye düşünürsem kontrolüm dışında bir şey yapmış olurum. Ben kendimden beklentiyi her zaman yüksek tutacağım mutlu olmak için.  Mutlu mu olmak istiyorsun?

Her arkandan konuşana kulak asma,  her söz veren sözünü tutar sanma, her tanıştığın insanı kendin gibi bilme, kimseye hak ettiğinden fazla değer verme, mutsuz edeni değil huzur vereni seç, seni çekemeyenlere gül ve geç.

MARDİN’İ VE GENÇLİK MERKEZİMİZİ NASIL BULDUNUZ?

Mardin’e ilk defa geldim çok fazla gezemedim ama gezdiğim yerleri çok beğendim. Ama Gençlik Merkezini çok beğendim çok yere gitmiş biri olarak söyleyeyim burada bir kere sanat var tabelalarda bile sanat var odaları bile sanat eseri gibi tasarlanmış. Gerçekten çok beğendim bence bu Gençlik Merkezi Türkiye’ye örnek olabilecek bir yer. Müzik odasını gezdiğimde basgitarından elektrogitarına davulundan neyine kadar her şeyi var bu benim için önemli çünkü bir yer sadece batılı enstrümanları bulunduruyor bir diğeri de tambur koyalım, ud koyalım, ney koyalım ben burada hepsini gördüm bu beni çok mutlu etti çünkü ben hep bir pergelin ucu gibi olduğuna inanıyorum pergelin bir ucu bizim kendi değerlerimiz de olmalı bir ucu da bilimin geliştiği veya bizim dışımızda ki kültürlerde olmalı ki böyle büyüyebilelim kozmopolit olalım. Burayı çok kozmopolit buldum, çok beğendim.

BEN NEY’İM KİTABININ YOLCULUĞU NASILDIR?

Ben neyim hem kendime sormuş olduğum bir soru hem de ben Ney’im. Bir neyin yapılış hikâyesinin insana ne kadar benzediğini ve insanın olgunlaşma hikâyesi ile insanlarla ne kadar örtüştüğünü anlatıyorum. O yüzden neyin hikâyesi ile ruhun ilişkilerinin zihnin ve bedenin dengeli olduğunu demişim. 

“Aşk kime benzer? diye sordu.

“Aşk bir neyzene benzer” dedim.

“Aşk bir neyzene benzerse biz neyiz?” diye sordu

“Evet” dedim. “Çok doğru!...  Aşk bir neyzene benzerse, biz Ney’iz.!”

GENÇLERE SÖYLEMEK İSTEDİĞİNİZ BİR ŞEY VAR MI?

Hayat daima size daima size ikinci şansı verir adına da yarın denir ve hiçbir şey imkânsız değildir. İmkânsız olan tek şey sadece biri onu yapana kadar imkânsızdır o yüzden hayat felsefeniz daima imkansızı başarmak olsun. Ulaşamazsanız bile çok güzel bir çaba göstermiş olursunuz ve son olarak her zaman olumlu olmaya adayın kendinizi yolun sonunda karamsarlar haklı çıksa bile iyimserlerin yolculuğu daha güzel geçmiş olur.